Solice Technologies
Anasayfa    Hakkımızda    Maestro    VisionSmart    İletişimEnglish
Günümüzde rekabet dur durak bilmeyen bir yarışa dönüşmüş durumda. Her yeni yılda kendimizi bir kez daha aşmak zorundayız. Geleceğin elini tutmak böyle mümkün.

Maestro Cash Processing

Maestro
Maestro CiT Office
Maestro CiT Mobile
Maestro Process
Maestro ATM
Maestro Cooperate
Erk Armored Başarımız
Bankacılık Yazıları
Başvuru Kütüphanesi

Vezin, Vezne, Vezneciler, Veznedar
Özcan Özbilge

Sözcüklerin hayat öyküleri beni her zaman büyülemiştir. Benim yaşımdakilerin lise edebiyat derslerinden aşina olduğu "vezin" sözcüğü Arapça aslında "tartı, tartma" anlamına geliyordu. Osmanlıda bu özgün anlamının yanısıra şiir sanatındaki "ölçü" kavramını da karşılayacak şekilde anlam genişlemesine uğradı.

Vezin kökünden üretilen "vezne" sözcüğü de başlangıçta "tartı aleti, terazi" anlamında kullanılıyordu. Terazi ve benzeri tartı aletleri yapan ustalara bu nedenle "vezneci" denildi. İstanbul'da 18. yüzyılda vezne ustalarının yoğunlaştığı bir "Vezneciler Çarşısı" vardı. Günümüzde İstanbul Üniversitesi'nin binalarının arasında kalan bu çarşının kendi çoktan tarihe karıştı, ama adı kaldı yadigar.

Ülkemizde vezneler de çeşit çeşit.Peki ama tartı aleti anlamına gelen vezne sözcüğü zaman içinde nasıl oldu da para yatırıp çektiğimiz yerin adına dönüştü?

Bu anlam dönüşümü Türk parasının tarihine de ışık tutacak bir ayrıntı içeriyor. Altın ve gümüş paranın dolaşımda olduğu dönemde, toplu teslimatlarda paranın tartılması yaygın bir uygulamaydı. Zira dolaşımdaki paradan, çevresi eğelenerek veya çok ince katmanlar kesilerek altın veya gümüş çalınması sıklıkla karşılaşılan bir sahtecilik türüydü. Akçe kırpıcılığı adıyla da bilinen bu olgu devletin zayıflama sürecinde sarraflar arasında iyiden iyiye yayılınca, tüm para teslimatlarında tartı aleti kullanılması bir gerekliliğe dönüştü.

Tartı aletini kullanan kişilere "veznedar" adı verilirdi. Veznedarların son derece güvenilir kişilerden seçilmesi gerekirdi, zira teslim edilen para çoğu zaman ağırlıkta eksik çıkar ve tartışmalar yaşanırdı.

Vezne sözcüğü giderek paranın yatırılıp çekildiği yer anlamında da kullanılmaya başladı ve zaman içinde asıl anlamı unutuldu. Kağıt paraya geçildikten sonra veznedarlar parayı tartmak yerine saymaya ve sahte olup olmadığını denetlemeye başladılar. Vezneler paranın kayıt altında el değiştirdiği yerler olmaktan çıktılar, perakende bankacılıkta müşteriye ve kullanıcılara yönelik hizmet noktalarına dönüştüler.

Pek çok diğer perakende alanında olduğu gibi, şube bankacılığında da müşteriye en yakın noktada mümkün olan en iyi maliyetle en nitelikli hizmeti sunmak temel amaçtır. Vezne ve veznedar bu amacın odağında yer alıyorlar.

Teknolojide ve iş süreçlerindeki yeni gelişmeler vezne ve veznedar sözcüklerinin hayat öykülerine yeni sayfalar eklemeye devam ediyor. Türkçede İngilizce aslıyla kullandığımız ATM (Automatic Teller Machine) kısaltmasını çevirseydik "Otomatik Veznedar" dememiz gerekecekti. Peki bir ATM gerçekten de otomatik bir veznedar mıdır?