Solice Technologies
Anasayfa    Hakkımızda    Maestro    VisionSmart    İletişimEnglish
İyi ki iş hayatında problemler var, yoksa farkımızı nasıl gösterirdik?

Maestro Cash Processing

Maestro
Maestro CiT Office
Maestro CiT Mobile
Maestro Process
Maestro ATM
Maestro Cooperate
Erk Armored Başarımız
Bankacılık Yazıları
Başvuru Kütüphanesi

Türkiye'de Nakit Dolaşımı ve Sahte Para Takibi
Özcan Özbilge

TL'den YTL'ye geçişi başarıyla tamamlayan ülkemizi bu yılın sonunda ikinci bir geçiş bekliyor. Bilindiği gibi, 4 Nisan 2007 tarihli ve 2007/11963 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı gereğince, Yeni Türk Lirası ve Yeni Kuruşta yer alan “Yeni” ibareleri 1 Ocak 2009 tarihinde kaldırılacak. Merkez Bankası ve ilgili diğer kurumlar tarafından yürütülen hazırlık çalışmaları hızlanarak sürüyor.

Yaşasın Yeni Türk LirasıÖngörülen geçiş planına göre, üzerinde “Yeni” ibaresi yer almayacak olan E9 Emisyon Grubu Türk Lirası banknotlar 1 Ocak 2009 tarihinde dolaşıma çıkarılacak, halen dolaşımda bulunan E8 Emisyon Grubu Yeni Türk Lirası banknotlar ise 1 Ocak 2010 tarihinde dolaşımdan kaldırılacaklar. Buna göre, 2009 yılında E8 Emisyon Grubu Yeni Türk Lirası banknotlar ile E9 Emisyon Grubu Türk Lirası banknotların bir yıl süreyle tedavülde birlikte kalmaları öngörülmektedir.

Özetle söylemek gerekirse, ülkemizin yakın tarihinde girişmiş olduğu en büyük para reformu hamlesi henüz bitmedi ve devam ediyor. Bu reformun başarıyla yürütülebilmesi için yapılan çalışmaların etkilerinden biri de, gerek kamu kurumlarında gerekse bankacılık ve finans sektörlerinin genelinde, emisyon ve nakit operasyonu konularına dair bilgi ve bilinçliliğin artmasına, bu alanlarda yapılmış çalışma ve yatırımların gözden geçirilmesine, enflasyonist dönemden kalma iş yapma tarz ve alışkanlıklarının sorgulanmasına yol açması olmuştur. Bugün Türkiye bankaları nakit operasyonları ve emisyon konuları üstüne daha fazla düşünüyor, operasyonel maliyetler daha fazla inceleniyor ve modern nakit işleme (cash processing, cash handling) yöntemlerine ilgi artıyor.

Öte yandan, Türkiye çok sayıda ekonomik, siyasi, coğrafi ve kültürel nedenden dolayı yüksek nakit dolaşımına sahne olan bir ülkedir. Ülkemizde nakit dolaşımı sadece Türk Lirası ile sınırlı değildir. Belli başlı yabancı para cinsleri de sınırlarımız içinde nakit olarak yüksek hacimlerde el değiştirmekte ve finansal sistemimize giriş/çıkış yapmaktadır.

Elektronik ödeme sistemlerinin son yıllarda hızla yaygınlaşmasının bu durumu kısa vadede değiştireceğini düşünmek yanılgı olur. Ticari ilişki içersinde olduğumuz komşularımızın çoğunun dünya ekonomik sistemiyle serbest entegrasyon içinde olmayışları, çeşitli hizmet sektörlerinde vergisiz kazancın yaygınlığı ve kırsal kesimlerdeki kültürel alışkanlıklar Türkiye'de nakit dolaşım oranını yükselten ve bugünden yarına değişmeyecek olan etkenlerdir.

Türk parasında sahtecilik Osmanlı'dan bu yana var. © Yavuz BüyüktuncayYüksek nakit dolaşım oranları ve bulunduğumuz coğrafyanın koşulları ülkemizi sahte ve kara paranın hedefi haline getirmektedir. Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Bürosu'nun (United Nations Office on Drugs & Crime - UNODC) rakamlarıyla 2006 yılında Güney Asya ülkelerinden Batı Avrupa'ya yönelik uyuşturucu ticaretinin yaklaşık %21'i Türkiye üstünden geçmiştir. Bu ticaretin ürettiği kara paranın önemli bir kısmının kaynağına dönmediği, çeşitli taşeronlar aracılığıyla ülkemizde aklanmaya çalışıldığı bilinmektedir.

Sahte ve kara parayla mücadelenin önemli bir ayağının bu paranın tedavüle ve finansal sisteme girmeye çalıştığı noktalarda yürütülmesi gerekir. Bu noktalar (eğer büyük ölçekli bir suç örgütlenmesi söz konusu değilse) hemen her zaman vezneler, diğer bir deyişle para sayma ve ayrıştırma makineleridir. Ülkemizde her gün ticari bankaların ve finans kuruluşlarının, çeşitli kamu ve devlet kurumlarının veznelerinde büyük hacimlerde nakit aktarımı gerçekleştiriliyor. Ne yazık ki bu veznelerde kullanılan para sayma ve ayrıştırma makinelerine dair hiç bir standart söz konusu değildir.